29 Şubat 2012 - 04:40

Azerbaycan Müslüman halk'ı Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra bağımsızlık ilanıyla birlikte kanlı saldırılara maruz kaldı. Azerbaycan ile Ermenistan’ın bağımsızlıklarını kazanmasından sonra kanlı savaşalar başlattılar. Ermenistan devleti Karabağ bölgesini, yani Azerbaycan cumhuriyetinin yüzde 20’lik bölümünü işgal etti. Karabağ sorunu 1994 yılında imzalanan ateşkes antlaşmasından beri çözümsüz bir şekilde devam etmektedir. Azerbaycan cumhuriyetinin toprakları halen Ermenistan'ın işgali altındadır ve bir milyon Azeri Müslüman kendi topraklarından sürülüp mülteci durumda yaşamaktadır. Karabağ sorununu uluslararası gündeme taşıyan kanlı olay ise 25-26 Şubat 1992’de Ermeni kuvvetlerin 366. Alayın desteğiyle Hocalı’da yaptıkları katliamdı. Ermenistan ordusunun desteğindeki ermeni milis güçleri saldırıya geçip, Hocalı’da 613 Azeri Müslüman'ı katledip, 1275 sivil insanı da rehin aldı. 150 Azerbaycanlı masum insan da Kayboldu ve henüz kaderleri hakkında hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Ermeni milliyetçi milis güçler tarafından etnik ve Müslüman kimliklerinden dolayı katledilenlere ağır işkenceler yapıldığı belgelenmiştir.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Azerbaycan cumhuriyeti topraklarının işgali sırasında yapılan katliamlar Hocalı ile sınırlı değildir. Ermeni kuvvetlerin ilerleyişi sırasında siviller çok zarar görmüştür. Azerbaycan topraklarının işgalinin sona erdirilmesine ilişkin çok sayıda BM kararı olmasına rağmen işgal devam etmektedir. Karabağ sorununu çözmek amacıyla kurulan Avrupa güvenlik ve işbirliği teşkilatı- AGİT'in Minsk Grubu etkili değildir. Üstelik AGİT Minsk Grubu eşbaşkanlarının Mart 2008’de BM Genel Kurulunda kabul edilen işgalin sona erdirilmesini isteyen karara karşı oy kullanmaları, Minsk Grubunu yetkisiz kılmıştır. Minsk Grubunun eşbaşkanlarından Fransa yönetimi Ermenistan'ı destekleyip tarafsız bir politika izlememektedir. Bu yüzden AGİT Minsk Grubu eş başkanlığından ayrılması gerekir. Karabağ sorunu da sıcak bir çatışmaya yol açabilir. Nitekim zaman zaman ateşkes ihlalleri olmaktadır.

Toprakları işgal altında olan Azerbaycan cumhuriyetinin uluslararası güçlere güveni kalmamıştır. Karabağ işgal sorunu devam ederken Kafkasya’nın bir barış ve istikrar odağına dönüşmesi imkânsızdır. MİNSK gurubunun eş başkanları karabağ sorununun çözümünün sağlanmasını istemiyorlar. Çünkü bölgeye sızma kozları ortadan kalkacaktır. Ermenistan'ın Karabağ işgaline son verilirse, Azeri Müslümanlar kendi topraklarına geri dönerse, Kafkaslar bölgesinde barış sağlanabilir. Ermeni ve Azeri insanlar barışçı ortamda yaşayabilir. Ermenistan da bölgesel tecritten kurtulup gelişebilir. Nitekim Türkiye ile Azerbaycan cumhuriyeti tarafından Ermenistan'a karşı ambargo uygulandığı için Ermeni halkı da zor durumdadır. Buna ilaveten Amerika ve ırkçı İsrail rejimi bu krizden dolayı bölgeye sızıp, Kafkaslarda bozguncu politikalar izlemektedirler. Azerbaycan cumhuriyeti yönetimi de batılı sömürgeci güçler ve Irkçı İsrail rejiminin tahakkümü altına girmekten kurtulabilir. Nitekim batılı devletler bu işgal sürecini kullanıp, Azerbaycan cumhuriyetinin petrol ve doğal gazını ele geçirip yağmalamaktadırlar. Soykırımcı İsrail rejiminin casusluk ve terör örgütü Mossad, Azerbaycan cumhuriyetinde casusluk istasyonları kurup, bu Müslüman ülkede İslam düşmanlığını körüklemeye çalışıyor. Siyonist rejim ayrıca Azerbaycan cumhuriyetine silah satıp vurgun yapmaktadır. Azerbaycan hava sahası da ırkçı İsrail rejiminin insansız casusluk Heron uçaklarının denetimine bırakılmıştır. Bu girişimler Bakû hükümetiyle komşu ülkeleri arasındaki güveni sarsmaktadır. Bu nedenle İran İslam cumhuriyeti ile Türkiye ve Rusya Karabağ sorununun çözümü, bu bölgede barış ve işbirliğinin geliştirilmesi için ortak girişimler başlatmalıdırlar.

Seyid Ali Gaemmagami